Bazen at gözlükleriyle bakıyoruz hayata; aradığımız şeyin orada olup olmadığını bilmek yetiyor bize. Düz mantık çoğu zaman yanlış mantık oluyor, hayat bizi farklı açıdan vuruyor.

Amacım felsefe yapmak değil bu yazıda; GİB yüksekliğinin glokom haricinde başka patolojileri de tetikleyebileceğini hatırlatmak.

Oküler hipertansiyon tanısını koymak glokom tanısını koymaktan daha büyük bir emek ister. Görme alanını, oct çekimlerinin yapılması ve sonuçların normal çıkması hem hasta için hem de tanıyı koyan doktor için mutluluk vericidir. Bu aşamada glokom için ek bir risk faktörü yoksa tedavisiz takip moduna geçilebilir.  Bu kararımızla doğru bir iş yaptığımız açıktır. İşte tam da bu aşamada yanlış bir yolu seçmiş olabiliriz. Vasküler risk faktörlerinin sorgulanmamış ve değerlendirilmemiş olması santral retinal ven oklüzyonu için zemin hazırlamamıza yol açmış olabilir. Hasta belki glokom olmaz ama srvo sonucu yaşam kalitesinde kayba uğrayabilir.

Comparıson of anterıor segment optıcal coherence tomography parameters between central retınal veın occlusıon and normal eyes: Is primary angle closure a risk factor for central retinal vein occlusion?” başlıklı çalışma konunun ayrıntısı hakkında da bilgi veriyor. SRVO olan hastaların ön kamara açısının kontrol grubuna göre daha dar olduğu saptanmış. İki hastalık arasında sebep sonuç ilişkisi olmasa da bir kol teması olduğu görülüyor. Glokomlu ve oküler hipertansiyonlu hastalarımızı değerlendirirken damar tıkanıklıkları açısından da risk değerlendirmesi yapmamız gerektiğini hatırlatmak istedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close Bitnami banner
Bitnami