Rusalka, Slav mitolojisinde, vaftiz edilmeden ölen bir çocuğun ya da suda boğulan bir bakirenin gölde yaşayan ruhu olarak bilinse de, Jaroslav Kvapil’in librettosunu yazdığı,  Dvorak’ın ise bestelediği Rusalka operası, daha çok bir peri kızını anımsatır. Song to the Moon  şarkısıyla hepinizin anımsayacağı bu operanın bizi ilgilendiren bölümü librettosunu yazan Jaroslav Kvapil. Dolezalova’nın Çek-Slovak Oftalmoloji Dergisinde yayımlanan makalesi Kvapil’in şiirleri kadar hüzünlü bir glokom öyküsünü anlatıyor. Kvapil yaşamının sonunda görme yetisini tamamen kaybetmiş.

EGS kongresi sırasında prömiyerinin yapıldığı Prag’da Rusalka izlemek iyi olurdu ama, bizim bulunduğumuz tarihte maalesef yok.

Rusalka’nın beni ilgilendiren yönü ise Nicole Car’ı tanımama vesile olması. The kiss adlı albümünde beni büyüledi. Hepimize hem bilimsel hem de büyülü bir Prag dileklerimle.

Daldan dala atlıyorum ama belirtmem lazım kongre katılımcılarına THY %20 indirim yapıyor yararlanmanızı isterim. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close Bitnami banner
Bitnami