Oküler yüzey hastalıkları (OYH) ve glokom birlikteliği, glokom tedavisinden sorumlu hekimlerin görmezden gelemeyecekleri kompleks bir yapıdır. OYH’ı bulunan hastanın glokom tedavisinin organize edilmesi, glokom tedavisi sonucu OYH gelişmesi, OYH hastasının tedavi uyumsuzluğu ve OYH olan hastalardaki glokom cerrahisindeki başarısızlık konunun kapsamına girmektedir.

Glokom veya oküler hipertansiyona bağlı göz içi basınç (GİB) yüksekliği ile karşılaşıldığında ilaç, daha çok ilaç ve daha daha çok ilaç kullanımı ile özetlenebilecek tedavi protokolü acıktım, yemek, daha çok yemek ve daha  daha çok yemek yemeliyim gibi estet bakış açısından yoksun, kaba güdülerin hakim olduğu davranış modelinden farksızdır. Tedavi modellerinin kişiselleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, bu bağlamda önemlidir.

Bugün bu birlikteliğin sadece glokom ilacına bağlı OYH gelişme olasılığını inceleyen “Prevalence of ocular surface disease in glaucoma patients” başlıklı çalışma kapsamında ilerleyeceğiz; daha önce OYH tanısı almamış ve antiglokomatöz ilaç tedavisi altındaki 101 hastaya Schirmer testi, korneal ve konjunktival lissamine green boyanma, ve break-up time testleri yapılarak OYH varlığı araştırılmış.

60 (%59) hastanın en az bir gözünde kuru göz semptomları bulunmuş. Bunların %27’sinde semptomlar ilacı bırakma derecesinde şiddetliymiş. En az bir gözünde Schirmer testinde azalma olan hasta yüzdesi %61, ve bunların %35’inde ciddi sıvı azlığı saptanmış. Korneal ve konjunktival lissamine green testi pozitif olan hasta sayısı ise %22 bulunmuş, ancak bunların hiçbirinde şiddetli boyanma olmamış. Break-up time’ı bozulan hasta yüzdesi %78 ve bunların en az bir gözünde şiddetli gözyaşı kalite düşüklüğü %66 bulunmuş.

BAK içeren göz damlaları ile OYH arasında bu sonuçların ışığında anlamlı korelasyon bulunmuş. Sonuçlar hastaların kornea, konjonktiva ve gözyaşı sitolojisinin bozulduğunu açıkça gösteriyor.

Benzer çalışmalarla ayrıntılar da ortaya çıkmış; kadınların (%56.9) erkeklere oranla (%45.7) OYH yakalanma oranları daha fazla, ayrıca glokom tipleri arasında da şöyle bir OYH yakalanma oranı (PXS >PAAG>pigmenter glokom) saptanmış.

Damla sayısı ve sıklığı ile OHY gelişme oranı arasında da lineer bir ilişki saptanmış.

Ne yapacağız?; Mümkün olduğu kadar BAK içermeyen göz damlalarını kullanacağız. BAK’sız fix kombinasyonlara ağırlık vereceğiz. Açık açılı glokomlarda ilk veya ikinci tercih olarak kesinlikle SLT yapacağız.

Günümüz SGK Türkiye’sinde bunlar mümkün mü?; Hayır, bu yazının amacı da zaten bu, kamuoyu yaratarak vatandaşların sağlığını korumaya çalışmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close Bitnami banner
Bitnami